|
TOYOTA'nın Yeni Üretim Planlama Sistemi
Yeni
Sistemde 600 Endüstriyel Robot Eskisinin Yarısı Kadar Bir Sahaya Sığıyor.
* Yeni sistemde 600 tane üretim robotu eski
sistemde kullanılan sahanın yarısı kadar bir yere yerleştirilip punta kaynak ve
diğer montaj işlemlerini yapabiliyorlar.
* Ayrıca bu robotlar üretim hattından geçen
değişik modellere göre dizayn edilmiş bilgisayar programlarıyla derhal o modele
adapte olup, gerekli yerlerin kaynaklarını gerçekleştirebiliyorlar. Bu da
üretime büyük bir fleksibilite sağlıyor.
* Her ayrı model ürün montaj hattı üzerinde
tesbit noktaları (locator points) denilen yerlerde üretim hattına milimetrik bir
kesinlik içinde konumlandırılarak bağlanıyor. Çünkü montaj hattı üzerinde
ilerleyen ürünün ufak bir oynama veya kayma yapması durumunda (onbinde bir
inç’lik bir toleransla) üretimi gerçekleştiren 600 kadar robotun yanlış yerlere
kaynak ve montaj yapmaları durumu ortaya çıkabiliyor.
* Bunu sağlamak için iki şeye ihtiyaç vardır.
Bunlardan birincisi tesbit noktalarının gayet katı ve kesin konumlandırma
sağlayacak şekilde dizayn edilmeleri ve bu konumlandırmanın farklı her model
için gerçekleşmesi.
* Burada da iki opsiyon vardır. Ya her ayrı
modelin tesbit noktaları ayrı yerlerde olacak veya montaj hattı üzerinde
konumlandırma işlemini yapan pin’ler bilgisayarla kontrol edilerek her modelin
aynı yerde doğru konumlanması sağlanacaktır. Bunlar kavramsal olarak basit
görünmekle beraber teknik açıdan gerçekleştirilmeleri son derece zor konulardır.
Toyota Avrupalı Otomotivcilerin Korkulu Rüyası
Haline Gelmeye Başladı.
* Toyota’nın Kuzey Fransa’daki Valenciennes
fabrikasında üretilen son stil modeller, uygulamaya konan yaratıcı teknolojiler
ve superefficient üretim tesisleri Renault’u, Fiat’ı ve diğer lokal
otomotivcileri ciddi şekilde ürkütmeye başladı.
* Bu fabrikada hergün üretilen 920 adet Yaris
subcompact arabası piyasadaki talebi zor karşılıyor. Bu sebeple Valenciennes
kadrosunu işe aldığı 500 yeni elemanla takviye ederek üçüncü vardiyaya geçti. Bu
Toyota tarihinde bir ilk.
* Uzun seneler Avrupa pazarlarında marjinal
bir oyuncu olarak boy gösteren Toyota artık atağa kalktı. Bu yılın ilk dört
ayında Toyota’nın Avrupa satışları tam %20,6 arttı. Geçen sene bu oran %10,4’dü.
* 2003’te Toyota Avrupa’da 835.000 otomobil
sattı. Halbuki aynı yıl Avrupa’daki toplam oto satışları %1,3 düşmüştü. Bu
suretle Toyota’nın Batı Avrupa’daki pazar payı %4,5’tan %5,3’e çıktı.
* Sonuç olarak, Toyota Tedarik Zinciri’nden
montaj hattına uzanan bir teknolojik yenilenme projesiyle rakiplerini zorlamaya
hazırlanıyor.
Türk Şirketleri de Kalite, Verimlilik, Maliyet
Gibi Temel Değerlere Yöneliyorlar.
Kalitenin yükseltilirken maliyetlerin devamlı
düşürülmesi, rakiplerden çok daha düşük fiyatlarla pazara girilmesi, hem estetik
hem de fonksiyonel açıdan yaratıcı ve cazip dizaynlarla müşterinin karşısına
çıkılması, mamul ve hizmet çeşitliliğinin arttırılması, devamlı ve hızlı
değişim, itiratif bir şekilde bütün organizasyonel proseslerin iyileştirilmesi,
tam zamanında imalat, tam zamanında teslimat, tedarik zinciri ve optimum stok
yönetimi günümüzde “Temel Değerler”den bazıları. Bir işletmede bunlar
gerçekleştirildiği taktirde “Müşteri Memnuniyeti” de kendiliğinden oluşup
firmanın rekabet gücünü artırıyor.
Temel Değerler – Kalıcı ve Taklit Edilemez
Unsurlar.
Bu temel değerleri hakkıyla yerine getirmeden
uygulanacak reklam, promosyon, müşteri ilişkileri yönetimi teknikleri gibi satış
ve pazarlama tekniklerinin, ilk anda netice verir gibi görünseler dahi, kalıcı
olmalarına imkan yok. Bugünün müşterisi akıllı ve çok bilinçli. Pazarı,
mamulleri ve şirketleri en ince detayına kadar biliyor ve neyin ne olduğunu çok
çabuk anlıyor.
Ayrıca kalite, maliyetler, yeniden yapılanma,
kitlesel farklılaştırma – mass customization – gibi temel unsurların taklit
edilebilmeleri çok zor. Bunun en iyi örneğini “Toyota Üretim Sistemi” teşkil
ediyor. Sistem herkesin tetkik ve incelemesine açık olduğu halde bugüne kadar
kimse bunun tam anlamıyla taklit edemedi. Dolayısıyla temel değerlere kazanılan
rekabet gücü kalıcı oluyor.
Bu “Temel Değerler”in hayata geçirilmesi ise
şirketin güçlü bir ERP altyapısına sahip olmasıyla birebir ilişkili bulunuyor.
Teknolojinin Maliyeti Düşüyor. KOBİ’ler de Artık
ERP ve MRP Kullanabiliyor.
* Yeni geliştirilen ERP programları kalite
kontrol, açık siparişler için teslimat planı, şirketler arası done ve diğer
bilgi transferi – EDI – Electronic Data Interchange, stok yönetimi, üretim
yönetimi, kapasite planlaması, fason yönetimi ve ticari işlemler gibi bir
işletmedeki bütün fonksiyonları kapsayabiliyor.
* Bu programlar KOBİ’lerin alabilecekleri
kadar ucuz fiyatlara pazarlanıyor. Ayrıca sistem ve uygulama desteği veriliyor.
* Bu suretle KOBİ’ler de prodüktivitelerini
ve kalitelerini arttırmak, maliyetlerini düşürmek, mamul çeşitliliğini arttırmak
ve tam zamanında imalat – Just in Time – sistemine geçme imkanlarına
kavuşuyorlar.
Yakın dönemde üretimin canlanmasıyla beraber
şirketlerimizde Üretim Planlaması, Tedarik Zinciri, Maliyet Düşürme Teknikleri,
Süreç Yönetimi gibi danışmanlık ve eğitim konularına olan ilginin hızla
arttığını, Satış Gücü Otomasyonu, Sipariş Yönetimi konularında, mobil
teknolojileri de kapsayan çok sayıda projenin devreye alındığını görüyoruz.
Aslında tüm bu konuların temelini ERP oluşturuyor. Kalıcı ve birbirleriyle
entegre çalışan çözümler ancak sağlam bir ERP temeli üzerinde yükselebilir.
|