|
'YAPAMAZSINCILARI' DEĞİL İÇİNDEKİ SESİ DİNLEDİ |
|
|
|
|
Turkcell’de dört buçuk yıl üst düzey yöneticilik yapan Selda Tetik, bir
sabah ’Benim modaya yönelmem gerek.’ diye uyanır ve heyecanını hemen
eşiyle paylaşır. Kocası, bu topraklarda doğup büyüyen her erkek gibi net
bir cevap verir: "Sabah sabah kafayı mı yedin kadın?" Yıldız Teknik
Üniversitesi Resim bölümü mezunu olan Selda Tetik, bu kararla birlikte
Tekstil Tasarımı okumaya başlar. Mimar Sinan Üniversitesi’nin dekanı
Tülay Demircan’dan bir yıl boyunca tasarım üzerine eğitim alır.
Selda Tetik’in herkese nasip olmayacak bir işi bırakarak modaya
yönelmesinin en önemli sebeplerinden biri, tekstilci eşiyle birlikte
çalışmaktır; bir nevi, aile şirketi olma isteği yani... Nitekim öyle de
olur. Fakat Selda Hanım, eşinin yanında istediği tasarım ortamını
bulamaz. Çünkü eşi, demir perde ülkelerine bavul ticareti yapan bir
tekstilcidir ve bu iş için çok şaşaalı bir tasarım gerekmez.
’Ben iki mislini vereyim, yeter ki beni uğraştırma!
Selda Hanım eşiyle birlikte çalışmayı bırakarak eşe dosta gece
kıyafetleri tasarlamaya başlar. Bir süre sonra bunun da tekdüze bir iş
olduğunu anlar. ’Ne yapsam, ne etsem?’ diye düşünürken aklına eski
şirketindeki günleri gelir: "Turkcell’de müşterileri kurumsal ve
bireysel olarak ayırmıştık. ’Bir iletişim sektöründe bu oluyorsa modada
niçin olmasın?’ diye düşündüm. O an aklıma ’kurumsal moda’ diye bir şey
geldi. Her kurumun kendi kimliğini yansıttığı bir giyim tarzının olması
gerekiyordu!"
Selda Tetik, kurumsal modanın heyecanıyla yanıp tutuşurken bir
işletmeden personel kıyafeti tasarlaması için talep gelir. Bu şirket
aslında bir tasarımcıyla görüşmüş, astronomik bir fiyat alınca da rotayı
Selda Hanım’a çevirmiştir: "Ben o kadar heyecanlandım ki hiç düşünmeden
cahil cesaretiyle ’Tamam!’ dedim. Bütün sipariş 50 gömlek, 50 pantolon
ve 50 önlükten oluşuyordu. Birkaç gün içerisinde çizimlerimi tamamladım
ve direkt eşimin işyerine gittim. Tabii eşim o sıralarda Rusya’ya
haftada 30 bin parça mal gönderiyordu! Heyecanla 150 parçalık işimden
bahsettim. Hemen yüzü düştü ve gülmeye başladı. ’Bu adamlar sana kaç
para verecekse ben iki mislini vereyim, yeter ki beni uğraştırma!’ dedi.
O an beni görmeliydiniz. Çok bozuldum. Apar topar yanından ayrıldım.
Soluğu Eminönü ve Osmanbey’de aldım. Bu iki yerden müşterilerimin
ihtiyacı olabilecek kumaşları aldıktan sonra Tuzla’daki en küçük
atölyelere kadar elimdeki kumaşlar ve çizimlerimle gittim. Tabii herkes
beni görünce ’Bu da nereden çıktı?’ diye aval aval bakıyordu. İnanın o
hırsla 150 parçanın değeri neyse iki katı parasını vererek diktirdim.
Ortaya bir kıyafet çıktı, gözlerime inanamadım. Öyle harikalığından
falan değil. Çizdiğim modelle alakasızlığından! Ben slim, daracık
gömlekler çizmiştim, genç çocuklar çalışıyor diye. Gömlekler bir çıktı,
baba gömleği! Ben o an, bu işi yapacaksam bir atölye kurmam gerektiğini
anladım."
’Şirketlerin yüzde 90’ını ben giydiriyorum’
Selda Tetik’in kurumsal modada marka olma hayali, bir yıl boyunca sokak
arası terzilerde gidip gelir. Bu süre zarfında yaptığı pek çok işten
zarar etmesi de kaçınılmazdır: "Ama ben bu zararları hep eğitimimin bir
parçası olarak düşündüm. Aldığım işler değerinin altındaydı. Müşteriler
ne istiyorsa kabul ettim. Ben o 150 parçayı iki ayda ürettim, ki şu an
150 parçayı bir günde üretiyoruz."
Selda Tetik, dört yıl önce kendi firması Washa’yı kurduğundaysa her şey
değişir; hatta ailedeki roller bile! "Her kurumun kendine özgü bir imajı
olmalı." diyerek yola çıkan Selda Hanım, dört yıl içerisinde inanılmaz
bir büyüme kat eder. Öyle ki günümüzde; şirket, kafe, restoran, hotel,
organizasyon ve eğlence kurumlarının yüzde 90’a yakını çalışanlarının
kıyafetlerini Selda Tetik’e çizdiriyor. Bu şirketler arasında Elite
Motors, Haber Türk, Hürriyet, Nestle, TTNet, Yapı Kredi Bankası, Günay
Restaurant, Ricmond Hotel, Medical Park Hastanesi gibi tam bin kurum yer
alıyor. Tabii tasarımlar sadece kurumlarla sınırlı değil. Selda Hanım,
televizyon dizilerine ve reklamlara da tasarım yapıyor. En son kıyafet
tasarladığı dizi Kavak Yelleri. Aysun Kayacı’nın Pepsi reklamlarındaki
kıyafetlerini yine Selda Hanım tasarlamış. Şimdiyse yeni sezonda
yayınlanacak bir dizi için Sarp Apak’ın kıyafetlerini çiziyor.
Gelelim, aile içindeki rollerin nasıl değiştiğine... Selda Tetik’in
artık Çengelköy’de 200 metrekarelik bir atölyesi var. Yanında da 13
kişiyi çalıştırıyor. En önemlisi de aldığı işlerin yüzde 80’ini eşine
diktiriyor. Hem de öyle aile şirketi olarak değil: "Parası neyse
veriyoruz. Kesinlikle aile şirketi olsun istemiyoruz. Çünkü neden?
Ekonomi çok ilginç bir şey, para kimin elindeyse güç onda oluyor."
|
|
Yazan : Serkan Kara |
|
Kaynak :
www.zaman.com.tr |
|